istanbul çorlu dönüş kamyonu İstanbul’dan Çorlu’ya giden yolda, dönüş yapan bir kamyonun hikayesi başlıyor. Güneşin yavaşça batmaya başladığı saatlerde, geniş yolun üzerinde ilerleyen ağır vasıtalar, bazen önde bazen arkada, birbirleriyle yarışır gibi geçiyor. Kamyonun arkasında büyük bir yük var; belki inşaat malzemeleri ya da meyve sebze. Sürücü, dikkatli bir şekilde direksiyonu sarmalayıp araçlarını manevra yaparken izliyor.
O an, yol kenarında yavaş aşklarına veda eden gençler, dükkanların kapatıldığı saatlerde yola düşen hafif bir esintiyle birlikte anılarını paylaşıyor. Dönüp giden kamyon, gürültüsü ve ağır yüküyle birlikte, kentin sesinde kaybolmakta. Çorlu’nun ilerisinde yeni bir gün, yeni bir hedef bekliyor. Kamyon, hem yolda hem de hayatlarında birbirine bağlanmış yolların bir simgesi olarak ilerliyor.
Yolda yürüyen işçiler, tıpkı kamyon gibi hayatlarının en zorlu anlarını geride bırakarak, yeni bir başlangıç için umutla yola devam ediyor. Bu yolculuk, kentin kalabalığı ve karmaşasında kaybolmuş pek çok hayatın kesişim noktası; kilometrelerce uzanan yolların altında gizli hikayeler barındırıyor. Kamyonun motoru hırıldayarak güç toplamaya devam ediyor ve dönüş yaptığı her virajda, bu zamansız yolculuğun ruhunu taşıyor.
